Untitled document hpnzbanner

Hipnoz, değişik bir "farkına varma" durumu olarak tanımlanabilir. Birey çevreden kontrollü bir şekilde ayrılır. Kendisine verilen bilgi, hiçbir şekilde eleştirilmeksizin merkezi sinir sistemine ulaşır.

Bireyin dikkati, hipnotizörler tarafından seçilen spesifik alana çekilir ve konsantre halinde devamlılığı sağlanır. Ayrıca, bireyin istenmeyen enformasyona karşı hassaslığı ve uyanıklığı da temin edilir.

Trans durumu, kesif bir konsantre olma halidir.Fizyolojik ve operasyonel anlamda hipnoz, bireyin kendisi için hazırlanmış olan bir amaca ulaşması için, kesif bir konsantrasyona sahip olması ve onun uyanıklık halinde bazı değişimler yapılarak, kendine verilen uyarılar alınan bir cevaptır. 3 Çeşit hipnoz vardır. Oto hipnoz, Spontan hipnoz, Formal hipnoz.

Oto Hipnoz: Kesik bir konsantrasyon ve meditasyon ile sağlanır.

Devamını oku...
 

Konuşma zorluğu iki farklı nedenle oluşmaktadır.  A- Organik nedenler: Beyin yapısındaki sorunlar, ses tellerinin yapısal kusurları, ağız, dil, diş dudak kusurları. Bu tür nedenlerle yapıdan kaynaklanan tıbben organik kusurların çözümü ancak o sorunun çözümüyle konuşma işleminin düzelmesini sağlar. Hipnoz bu tür organik kusurlarda moral desteğinin ve kişisel eforun gelişmesini sağlar.

B- Psikolojik nedenler: Yapısal olarak kusurlu olmayıp, psikolojik nedenlerle konuşmayan, takılan ve kekeleyen kişiler bu grubu oluşturur.

Bu nedenleri açtığımızda, taklit, dikkati çekme, korku ve travma gibi başlıklar konuşma zorluğunu geliştirir.
Devamını oku...
 

Çağımızda çok tıb gelişti.Yüz güldüren sonuçlar alınıyor  her gün.Çocuğu olmayan aileler tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olabilmekteler.Yüzlerce tüp bebek merkezi hizmet veriyor ülkemizde. Ama tüp bebek için bütün şartlarınız uygun olsa aşılama tutmayabiliyor. Çünkü doğumu etkileyen bir çok psikolojik faktörde işin içerisinde…

İnsan zihni ve bedeniyle bir bütündür. İnsanın psikolojisi fizyolojisini etkiler.

Zihin bedeni ve bedende olup bitenler de zihni etkiler.Örneğin; Diyelim ki açsınız.Bir arkadaşınızla yemek konusunda sohbet etmeye başladığınızda anında ağzınız sulanır.Halbuki ortada yemek yada yemekle ilgili hiç bir şey yoktur.Yemekle ilgili görüntüler düşüncenizde belirince düşünce hemen fizyolojiyi etkiliyor. Tükürük bezlerine talimat gidiyor ve ağzınız sulanıyor. Aynen bunun gibi tüp bebek tedavisi, insanı mutlu ettiği kadar strese de sebep olan bir prosedürdür. Gerek hormonal tedaviler, gerekse bekleme süreci kadında  stres oluşturuyor. Stres kandaki adrenalin

Devamını oku...
 

Gerizekalılar, bebekler, bunama derecesindeki ağır akıl hastaları dışında herkes hipnotize edilebiliyor. Yeter ki istekli olsun, aşırı bir tepki göstermesin. Çünkü hipnoz olayı kişinin kendi isteğiyle girdiği özel bir uyku hali.

Öyle ki, hipnotize eden kişinin verdiği telkinlere kesinlikle duyacak bir duruma geliyorsunuz. Ama bu arada zihniniz çalışıyor çevrenizin farkındasınız. Ülkemizde özellikle tıp alanında hipnozun kullanılması kırk yılı aşkın, bir geçmişe dayanıyor.

İlk defa 1952'de Opr. Dr. Hüsnü İsmet Öztürk tarafından başlatılmış. Bilinçli Hipnoz adı verilen bir yöntemle hastalar uyutularak binlerce ağrısız ve acısız ameliyat gerçekleştirilmiş. Bilinen anestezik yöntemlere gerek kalmadan hasta önce hipnotize ediliyor ve sonra ameliyat sırasında bilinci yerinde; konuşuyor, sorulara cevap veriyor, ama hiçbir acı duymuyor.

İnanılmaz gibi görünen bu olay ülkemizde oldukça sık uygulanmakta ve istatistiklere bakılırsa son derece de başarılı olmaktadır. Ülser, safra kesesi, kanser, apandisit, fıtık,

Devamını oku...
 

İnsanlığın en büyük problemlerinden biri de şişmanlıktır. Amerika Birleşik Devletleri nüfusu giderek şişmanlıyor.Fazla kilo,obezite,şişmanlık gerçekten çağdaş insanın en büyük derdi… Bu sorundan kurtulmak için bir çok yöntem deneniyor. Bu alan büyük bir pazar…

Değişik diyetler, ilaçlar, akupunktur…  Çözüm değişik yollarla aranır. Bütün bu denemelerin sonunda sonuç alınmaz yada alınan sonuçlar kalıcı olmaz. Çünkü fazla kilo, şişmanlık bir semptomdur, belirtidir, sonuçtur. Kilo probleminin temelinde kişinin kendini güvende hissetmemesi vardır.

35 yaşında gayet güzel öğretmen bir bayan… Gitmediği doktor, diyetisyen kalmamış.130 kilo civarında…

- En fazla 10 kilo veriyorum ama en kısa sürede geri alıyorum fazlasıyla bu kiloları, diyordu.

Gittiği merkezlerde ilaç verilmiş. Yiyeceği yemekler ve miktarı belirlenmiş ama sonuç yok… Hipnozla sorunun kökenine indiğimizde bayan babasından nefret ediyordu. Çok şiddetli iç çatışmalar yaşıyordu. Baba baskıcı ve otoriter biriymiş. Babaya duyduğu

Devamını oku...