Beklentisel kaçınma tepkisi kuramı (öğrenme kuramları) Jhonson'in "beklentisel zorlanma" zorlanma olarak da adlandırdığı bu görüşe göre kekemelik çocuğun normal takılmalardan kaçınma çabasıdır. Bu görüşe göre kişinin "zor" olarak algıladığı kelimelerle karşılaşınca takılmamak için çabalaması kekemeliğin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu görüşe göre kekemelik, kişinin kendinde konuşma güçlüğü olduğu inancından kaynaklanmaktadır.

Johnson'in, kekelemeyi kaygılı beklentisel kaçınma tepkisi olarak açıkladığı kuramla ilgili yapılan çalışmalarda yetişkin deneklerin kekelemelerinin %94'ünü öngördüğü gösterilmiştir. Bir çok kekemenin okuyacakları metin içinde hangi kelimelerde kekeleyeceklerini çoğunlukla bildikleri (beklenti)

Devamını oku...
 

Sheehan (1958) kekemeliği, konuşma isteği ile sessiz kalma isteği arasındaki yaklaşma-kaçınma çatışması olarak açıklamaktadır. Sheehan, ebebeyinlerin çocukların konuşmasındaki yetersizlikleri ayıklamalarının bu çatışmanın temelini oluşturduğunu bildirmiştir.

Sheehan kuramını geliştirirken; Johnson'ın kekemeliğin öğrenilmiş bir kaçınma davranışı olduğu konusundaki görüşlerinden ve kekemeliğin konuşma isteği ile sessiz kalma isteği arasındaki çatışmadan kaynaklandığına ilişkin Fenichel'in görüşlerinden etkilenmiştir. Yaklaşma kaçınma çatışması kuramı? a göre, kekemelik konuşmak ve konuşmamak arasındaki rakip ve çelişkili dürtülerden kaynaklanmakta ve bu eğilimler yaklaşık

Devamını oku...
 

Geri bildirimde bozulma kuramı (öğrenme kuramları) Gecikmiş işitsel geribildirim etkisi ile tedavi (Delayed auditory feedback- daf); görüşü, kekeleyenlerin kendi seslerini nasıl duydukları ile ilgilidir. Bu değişik kuramın kaynağı gecikmiş işitsel geribildirim etkisi ve beyaz ses etkisi olarak iki yeni olgunun ortaya çıkarılması olmuştur. Beyaz gürültü bir çok işitilebilen frekanstan oluşan bir sestir. Beyaz gürültü diğer sesleri duymayı zorlaştıran akan suların veya ağaçlardaki rüzgarların sesidir.

Bir çok kekeleyen okyanus dalgalarının veya hızla geçen trenin yanında akıcı konuşabilmektedirler. Yapay konuşma örüntüsü de davranışçı tedavi içinde değerlendirilen bir başka yöntemdir (İnceer

Devamını oku...
 

National center for stuttering (ncs) kekemelik kuramı Amerika birleşik devletlerindeki ulusal kekemelik merkezi, kekemeliğin, ses telleri üzerinde odaklaşan gerilimden kaynaklandığına ilişkin görüşünü, yaptıkları klinik gözlemler ve araştırma bulguları doğrultusunda oluşturmuştur. Temel gerilim kaynakları ortaya çıktığında, ses tellerini kilitleme yatkınlığına sahip ohan kekeme kişilerde hava akışı kapanarak, ses telleri titreşimi engellenmektedir.

Böylelikle oluşan bloğu açma çabasının sonucu ise ses ve sözcük tekrarları ile kendini gösteren kekemeliktir.

Devamını oku...
 

Psikanalitik ve bilişsel-davranışçı görüşler Psikoanalitik kuramda, kekemeliğin bireyin psikolojik öğküsündeki çatışmalardan öne sürülmüştür. Ancak bu durumu destekleyecek deneysel çalışmalar yetersizdir ve kişilikle ilgili yapılan çalışmalarda duygusal rahatsızlıkların veya nevrozun, kekemeliğin nedenselliğiyle ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Freud (1960), psikodinamik faktörlerin konuşma patolojileri üzerindeki etkilerine dikkat çeken ilk araştırmacı olmuştur. Rousey ve Moriarty (1965), konuşma patolojileri ve psikolojik durum arasındaki ilişkiye vurgu yapmışlardır.

Devamını oku...
 

Sayfa 3 / 3

<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>